DOLAR 44,8753 0.03%
EURO 52,9313 0.2%
ALTIN 6.931,82-0,48
BITCOIN 3395196-0.16355%
Ankara
13°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Geleneksel Türk gölge oyunu “Karagöz” yeni nesille buluşuyor

Geleneksel Türk gölge oyunu “Karagöz” yeni nesille buluşuyor

Geleneksel Türk gölge oyunu sanatının usta isimleri, el emeği göz nuruyla hazırladıkları tasvirleri perdede dillendirerek, asırlık Karagöz ve Hacivat kültürünü yeni nesillere aktarıyor.

ABONE OL
19/03/2026 14:13
Geleneksel Türk gölge oyunu “Karagöz” yeni nesille buluşuyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yüzyıllardır toplumun aynası olan, güldürürken düşündüren ve Türk kültürünün en önemli yapı taşlarından biri kabul edilen gölge oyunu, geleneksel usta-çırak ilişkisiyle yaşatılıyor.

Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz ve Hacivat ustası (Hayali) Suat Veral, eşi Safiye Veral ve Türkiye’nin ilk kadın Karagöz sanatçısı olan çırağı Merve İlken, perdenin arkasındaki dünyayı ve sanatın inceliklerini anlattı.

Ramazan boyunca “Dev Gölgeler Karagöz Şenlikte” adlı oyunu ve Karagöz-Hacivat atölyelerini meraklılarıyla buluşturan Suat Veral, Ayhan Büyükdoğan’ın talebesi olan ağabeyi Tevfik Veral’dan icazetle öğrendiği bu mesleği yaklaşık 45 yıldır yaptığını belirterek, Merve İlken’i de çırak olarak yetiştirdiğini söyledi.

Suat Veral, Karagöz sanatı için ramazan aylarının her zaman ayrı bir manevi iklim oluşturduğunu, kültür merkezlerinde çocuklara ve yetişkinlere sanatın güzelliklerini anlattıklarını vurgulayarak, “Oyunları kendim yazıp yönetiyorum, tasvirleri kendim yapıyorum. Çünkü el emeği, göznuru ile yapılan bir çalışma bu. Dolayısıyla geçmişten geleceğe nasıl devam ediyorsa bu sanatı aynı şekilde devam ettiren bir sanatçıyım.” dedi.

“Dev gölgeler ile Selimiye Camisi’nin açılışı birleşti”

Ramazanın çok bereketli geçtiğini, İstanbul’un yanı sıra şehir dışında da oyunlar sahnelediklerini aktaran Veral, “Mesela Edirne’de Dev Gölgeler ile Selimiye Camisi’nin açılışı birleşti. İlk defa dev gölgeleri gören Selimiye’deki çocuklar gerçekten çok mutlu oldu. Sadece çocuklar değil aynı zamanda büyükler de ilk defa bunu görünce çok mutlu oldu. Dev gölgeler Selimiye’nin gölgesinde ama bir o kadar da neşe veren, mutluluk veren bir birleşim oldu. Bizler de onur duyduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Suat Veral, bu işi yapmak için öncelikle ehil olmak gerektiğini, usta-çırak ilişkisinin de sürdürülmesinin önemli olduğunu aktararak, “Bu sanat o kadar değerli, o kadar ulvi ki. Çünkü karşınıza çıkan bazen çocuk, bazen büyük oluyor. Bazıları diyor ki: ‘Nostalji yaşattığınız için çok mutluyuz.’ Ama yeni nesil çocuklar da bu sanatı ve kültürü görmeli. Bizler bunu okullara taşıdık. Ramazan boyunca okulların birçok noktasında olduk. Çocuklar şenlendi, mutlu oldu, bu sanatın inceliklerini öğrendi. Perdenin nasıl yapıldığını, tasvirlerin nasıl yapıldığını ve oyunun nasıl sahnelendiğini gördüler.” diye konuştu.

Sanat ve kültürün toplumu mutlu eden çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Veral, şunları söyledi:

“Dünyanın her yerinde çocuklar var. Bizler de ülkemizde yaşayan güzel çocuklarımıza güzel hizmet edip, doğruları gösterip, buradaki çocuklarımızla bütün dünya çocuklarına mesaj verip, dünya barışıyla ilgili birleştirmeyi ve kucaklamayı anlatabiliriz. Sanatımızın, Karagöz ve Hacivat’ın böyle bir değeri var. Çünkü çocuklar Karagöz ve Hacivat’la konuşuyor, duygularını ve sevgilerini paylaşıyor, Karagöz’ü dinliyor, Karagöz’le birleşiyorlar. Bu çok önemli. Çocukların gerçekten heyecan bulduğu, mutlu olduğu bir şeyden bahsediyoruz. Onun için gurur duyuyorum, iyi ki bu mesleği yapıyorum, 45 yıldır bu sanatın içindeyim, özveri ve sevgiyle çaba sarf ediyorum.”

“Konuşamayan bir çocuk Karagöz ile konuşmaya başladı”

Tasvirlerin hazırlanmasından oyunun kurgusuna kadar büyük bir emek harcayan Safiye Veral ise eşiyle 30 yıldır bu sanatın mutfağında olduğunu söyledi.

Safiye Veral, bu kültürü gelecek nesillere taşımayı amaçladığını aktararak, “Ben sahne arkasında yer alıyorum. Çok güzel, yoğun bir ramazan geçirdik. Amacımız tabii ki çocuklara ve gençlere bu sanatı aşılamak, göstermek, kültürümüzü daha ileriki nesillere taşıyabilmek.” ifadesini kullandı.

Sanat ve kültürün toplumu mutlu eden çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Veral, şunları söyledi:

“Dünyanın her yerinde çocuklar var. Bizler de ülkemizde yaşayan güzel çocuklarımıza güzel hizmet edip, doğruları gösterip, buradaki çocuklarımızla bütün dünya çocuklarına mesaj verip, dünya barışıyla ilgili birleştirmeyi ve kucaklamayı anlatabiliriz. Sanatımızın, Karagöz ve Hacivat’ın böyle bir değeri var. Çünkü çocuklar Karagöz ve Hacivat’la konuşuyor, duygularını ve sevgilerini paylaşıyor, Karagöz’ü dinliyor, Karagöz’le birleşiyorlar. Bu çok önemli. Çocukların gerçekten heyecan bulduğu, mutlu olduğu bir şeyden bahsediyoruz. Onun için gurur duyuyorum, iyi ki bu mesleği yapıyorum, 45 yıldır bu sanatın içindeyim, özveri ve sevgiyle çaba sarf ediyorum.”

“Konuşamayan bir çocuk Karagöz ile konuşmaya başladı”

Tasvirlerin hazırlanmasından oyunun kurgusuna kadar büyük bir emek harcayan Safiye Veral ise eşiyle 30 yıldır bu sanatın mutfağında olduğunu söyledi.

Safiye Veral, bu kültürü gelecek nesillere taşımayı amaçladığını aktararak, “Ben sahne arkasında yer alıyorum. Çok güzel, yoğun bir ramazan geçirdik. Amacımız tabii ki çocuklara ve gençlere bu sanatı aşılamak, göstermek, kültürümüzü daha ileriki nesillere taşıyabilmek.” ifadesini kullandı.

Sanat ve kültürün toplumu mutlu eden çok önemli bir unsur olduğunun altını çizen Veral, şunları söyledi:

“Dünyanın her yerinde çocuklar var. Bizler de ülkemizde yaşayan güzel çocuklarımıza güzel hizmet edip, doğruları gösterip, buradaki çocuklarımızla bütün dünya çocuklarına mesaj verip, dünya barışıyla ilgili birleştirmeyi ve kucaklamayı anlatabiliriz. Sanatımızın, Karagöz ve Hacivat’ın böyle bir değeri var. Çünkü çocuklar Karagöz ve Hacivat’la konuşuyor, duygularını ve sevgilerini paylaşıyor, Karagöz’ü dinliyor, Karagöz’le birleşiyorlar. Bu çok önemli. Çocukların gerçekten heyecan bulduğu, mutlu olduğu bir şeyden bahsediyoruz. Onun için gurur duyuyorum, iyi ki bu mesleği yapıyorum, 45 yıldır bu sanatın içindeyim, özveri ve sevgiyle çaba sarf ediyorum.”

“Konuşamayan bir çocuk Karagöz ile konuşmaya başladı”

Tasvirlerin hazırlanmasından oyunun kurgusuna kadar büyük bir emek harcayan Safiye Veral ise eşiyle 30 yıldır bu sanatın mutfağında olduğunu söyledi.

Safiye Veral, bu kültürü gelecek nesillere taşımayı amaçladığını aktararak, “Ben sahne arkasında yer alıyorum. Çok güzel, yoğun bir ramazan geçirdik. Amacımız tabii ki çocuklara ve gençlere bu sanatı aşılamak, göstermek, kültürümüzü daha ileriki nesillere taşıyabilmek.” ifadesini kullandı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

CANLI