DOLAR 44,1960 0.16%
EURO 50,7954 -0.3%
ALTIN 7.266,280,84
BITCOIN 32439674.66076%
Ankara
13°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

admin

admin

13 Mart 2026 Cuma

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cerrahpaşa’da 900 hasta yatağı, 40 ameliyathanesi bulunan kampüs kuracağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cerrahpaşa’da 900 hasta yatağı, 40 ameliyathanesi bulunan kampüs kuracağız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile Üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmanın başında davetlileri selamladı.

Baharın habercisi bu güzel havada, Fatih’in emaneti aziz İstanbul’da davetlilerle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu kaydeden Erdoğan, “Sizlerin vasıtasıyla İstanbul’umuzun 39 ilçesindeki 16 milyon vatandaşımızın her birine buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Törenimize teşrif ederek sevincimize ortak olan siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor; ‘Hoş geldiniz, safalar getirdiniz’ diyorum.” dedi.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifi’ni tebrik eden Erdoğan, “Rahmet ve bereket halkasının dalga dalga yayıldığı bu mübarek günlerin ülkemize, milletimize ve İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizleri huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na da eriştirmesini ve bu niyazımızı Cenabıallah’tan özellikle temenni ediyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, tıp tarihine çok önemli katkılar yapan hekim, ressam ve tezhip üstadı merhum Ahmet Süheyl Ünver’in bir yazısında, “Türkler bir ramazan medeniyeti kurmuşlardır ve onu İstanbul’da teksif etmişlerdir’ dediğini aktararak, “Evet, bizler o ramazan medeniyetini burada sizlerle birlikte, işte bu tarihi mekanda çok yoğun bir şekilde yaşıyor ve hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mimari zenginliğiyle, tarihi derinliğiyle, beşeri ve kültürel çeşitliliğiyle, iki kıtanın bir Boğaz’da aşina olduğu bu eşsiz şehrin, “şehirlerin sultanı” aziz İstanbul’un havasını soluduklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birazdan inşallah Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin 1. etabının temelini atacak, ayrıca yapımı tamamlanan 16 hizmet binamızın resmi açılışını gerçekleştireceğiz. Hem yeni tıp fakültemiz hem de çiçeği burnunda hizmet binalarımızın üniversitemize, İstanbul’umuza, öğrenci ve hocalarımıza, hasta ve hasta yakınlarımıza ‘hayırlı uğurlu olsun’ diyorum. Bu yapıların inşasında emeği geçen yüklenici firmalarımıza, işçi, memur ve mühendislerimize, bu eserlerde alın ve fikir teri bulunan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Finansman desteği sağlayan Çevre Bakanlığımıza, TOKİ’mize, Strateji ve Bütçe Başkanlığımıza aynı şekilde tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. Projenin tüm aşamalarını büyük bir titizlikle adım adım takip eden İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa yönetimini ve hocalarımızın her birini canıgönülden kutluyorum. Son olarak hekimlerimizle birlikte tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyor, sağlık ordumuzun her bir mensubuna emekleri, hizmetleri, gayretleri için yürekten teşekkür ediyorum.”

“(Cerrahpaşa) Binlerce eser gün yüzüne çıkartılıp İstanbulumuzun kültür varlığına eklendi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2019’dan sonra ne oldu? İstanbul’un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “İş siyaset yapmaya gelince Atatürk’ün adını dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“(Cerrahpaşa) Arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için kazı çalışması yapıldı.Binlerce eser gün yüzüne çıkartılıp İstanbulumuzun kültür varlığına eklendi.

Proje tamamlandığında 650 bin metrekare kapalı alana sahip 150’si yoğun bakım, 900 hasta yatağı, 40 ameliyathanesi bulunan bir kampüs kurmuş olacağız.”

Devamını Oku

Kalyon Kültür’de Filistin’e destek amacıyla “Sessiz Ayakkabılar” sergisi açıldı

Kalyon Kültür’de Filistin’e destek amacıyla “Sessiz Ayakkabılar” sergisi açıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kalyon Kültürden yapılan açıklamaya göre, sanatçı Ali Uslu’nun seramikten yaptığı 200 çift çocuk ayakkabısı ve iki tablodan oluşan sergi, “Kalanlar” başlıklı Filistin sergisinin devamı niteliğini taşıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu, Filistin halkına destek olmak amacıyla geçen aralık ayında Kalyon Kültür’de “Kalanlar” başlıklı sergiyi hayata geçirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Açılışını yaptığımız ‘Sessiz Ayakkabılar’ sergimizle Filistin halkının onurlu mücadelesine destek vermeye devam ediyoruz. Savaşın en ağır faturasını her daim çocuklar ödüyor. Filistin’de son 2 senede tüm insanlığın gözleri önünde 20 binden fazla çocuk öldürüldü. On binlerce çocuk annesiz, babasız bırakıldı. Bana göre burada, susturulmuş çocuk seslerinin önünde insanlığın yoklamasını yapıyoruz.

Çocuk ayakkabısı bize, oyunu, okulu, eve dönüşü, bayram sabahlarını hatırlatır. Ancak burada yarım bırakılmış çocukluğu ve eve dönemeyenlerin izini hatırlatıyor. Bizler hatırladıkça, gök kubbeyi sağır eden sessizliğin vicdanların sesiyle yükseleceğine ve Gazze’nin üstüne çöken karanlığın aydınlığa dönüşeceğine inanıyoruz.”

“Amacım, Gazze’deki masum çocukların seslerini duyurabilmektir”

Sanatçı Ali Uslu da Filistin’de yaşanan acıya dikkati çekerek, “Gazze’de yaşananlar sadece bölgesel sorun değil, aynı zamanda küresel bir endişe kaynağı ve insanlık için vicdan sınavıdır. 21. yüzyılda maalesef ki insanlık onuru yerle bir olmuştur. Bir sanatçı olarak amacım, Gazze’deki masum çocukların seslerini duyurabilmektir. Çünkü zulme karşı sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır. Çağımız güçlünün zayıfı ezdiği bir zaman dilimidir. ‘Sessiz Ayakkabılar’ sergisi de bu sesin yankısıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Serginin küratörlüğünü üstlenen Kalyon Kültür Sanat Yönetmeni Aslı Bora ise Uslu’nun Gazze’de hayatını kaybeden çocukların gerçek hikayesinden yola çıkarak yokluk ve hafıza üzerine düşündüren güçlü bir görsel dil kurduğuna işaret ederek, “Resimler ve özellikle ayakkabılar, geride kalan izleri ve yarım kalmış hayatları hatırlatan güçlü bir imgeye dönüşüyor. Sergi, bireysel kaybı görünür kılarken, aynı zamanda Gazze’de yok olan sayısız insanın bıraktığı büyük boşluğu da düşündürüyor. Bu çalışmalar, izleyiciye yeni bir söylem sunmaktan ziyade güçlü bir hatırlatıcı işlev görüyor.” ifadelerini kullandı.

Sergi, 30 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.

Devamını Oku

İsrail, ramazanın son cumasında da Mescid-i Aksa’da namaz kılınmasını engelledi

İsrail, ramazanın son cumasında da Mescid-i Aksa’da namaz kılınmasını engelledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mescid-i Aksa’yı 28 Şubat’tan bu yana ibadete kapalı tutan İsrail makamları, ramazanın dördüncü ve son cumasında da Müslümanların Aksa’da cuma namazı kılmasına izin vermedi.

Aksa’nın kapalı tutulması nedeniyle Müslümanlar, ramazan ayının son cuma namazını Mescid-i Aksa’nın kapıları yakınında ve Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki çeşitli noktalarda kıldı.

İsrail, İran’a yönelik saldırıların başlamasının ardından aldığı toplanma yasağı kararını bahane ederek Aksa’nın kapılarını kapalı tutuyor. 28 Şubat’tan bu yana Mescid-i Aksa’da yalnızca güvenlik görevlileri ile Kudüs İslami Vakıflar Dairesi çalışanları bulunuyor. Bu kişiler namaz vakitlerinde ezan okuyup namazları kılıyor.

Normal şartlarda ramazanın son on gününde yüz binlerce Müslümanın akın ettiği Mescid-i Aksa’da cuma namazı bu yıl sadece sınırlı sayıda görevlinin katılımıyla kılındı.

Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, İsrail’in ramazan ayında ibadet etmek isteyen Müslümanlara Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’i kapalı tutmaya devam etmesini kınamıştı.

İsrail’in kısıtlamaları

İsrail polisinden yapılan açıklamada, İran’a yönelik saldırıların başlamasının ardından getirilen kısıtlamalar kapsamında Mescid-i Aksa dahil olmak üzere Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki kutsal mekanlara ibadet veya ziyaret amacıyla girişlere izin verilmeyeceği bildirilmişti.

Benzer kısıtlamalar Kudüs’teki diğer dini mekanları da kapsıyor. Bunlar arasında, Hristiyanlar için en kutsal kiliselerden biri kabul edilen Kıyamet Kilisesi de bulunuyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasından bu yana İsrail, Mescid-i Aksa’ya girişleri engelleyerek Müslümanların Harem-i Şerif’te ibadet etmesine izin vermiyor.

Devamını Oku

TCF Başkanı Çelen: Rekor katılımla bu yılki organizasyonda 45 ülkeden 170 sporcuyu Antalya’da misafir ediyoruz

TCF Başkanı Çelen: Rekor katılımla bu yılki organizasyonda 45 ülkeden 170 sporcuyu Antalya’da misafir ediyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çelen, kentte devam eden Artistik Cimnastik Dünya Kupası’na ilişkin bir otelde düzenlenen basın toplantısında, artistik cimnastiğin en prestijli organizasyonlarından biri olan dünya kupasına Antalya’da ikinci kez ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Dünya kupasının artık başka boyut kazandığını belirten Çelen, “Rekor katılımla bu yılki organizasyonda 45 ülkeden 170 sporcuyu Antalya’da misafir ediyoruz. Bu ilgi, hem ülkemizin cimnastik alanındaki yükselişini hem de düzenlediğimiz organizasyonların uluslararası alanda gördüğü güvenin önemli bir göstergesidir.” diye konuştu.

Dün gerçekleştirilen elemelerde Adem Asil ve İbrahim Çolak’ın halka aletinde, Bengisu Yıldız’ın da asimetrik paralelde finale kalmasına değinen Çelen, Türk cimnastiğinin her yarışmada madalya almak için mücadele ettiğini dile getirdi.

Çelen, Vestel Artistik Cimnastik Dünya Kupası’nın önümüzdeki yıl çok daha büyük önem kazanacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Çünkü gelecek yıl olimpiyat kotası verecek. Dolayısıyla katılımın daha da artmasını bekliyoruz. Bu yıl 45 ülkenin yer aldığı organizasyonda gelecek yıl bu sayının 60–65 ülkeye ulaşacağını, sporcu sayısının ise 300’e yaklaşacağını öngörüyoruz. Türkiye Cimnastik ailesi olarak dünyanın her arenasında ülkemizi en iyi şekilde temsil ediyoruz.”

Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan Antalya’yı cimnastiğin merkezine dönüştürme yolundaki ve Türk sporunu geliştirmeye yönelik çabalarının büyük heyecanla devam ettiğini anlattı.

Toplantıya, milli takım antrenörleri Yılmaz Göktekin ve Göksu Üçtaş Şanlı, milli sporcular İbrahim Çolak ve Sevgi Seda Kayışoğlu ile Vestel Global Pazarlama ve Yurtiçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu katıldı.

Devamını Oku

Bakan Uraloğlu: 1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz

Bakan Uraloğlu: 1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk mühendisler tarafından geliştirilen, milli teknolojilerin yer aldığı, akıllı üretim sistemleri, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik çözümleri ve uzaktan kontrol senaryoları gibi yeni nesil teknolojilerin gerçek kullanım senaryolarıyla deneyimlenebileceği “Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi” açıldı.

Bakan Uraloğlu, merkezin açılışında yaptığı konuşmada, bilişim ve haberleşme sektörünün bugünün dünyasının en stratejik ve vazgeçilmez alanlarından olduğunu dile getirerek, bu sektörün ekonomik büyümeden istihdama, küresel rekabet gücünden milli güvenliğe kadar her alanda belirleyici rol oynadığını söyledi.

Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek hızlı bağlantı gibi teknolojilerin ülkelerin kalkınma hızını doğrudan etkilediğini belirten Uraloğlu, Bakanlık olarak yük, insan ve data ulaşımındaki iddialarını her geçen gün artırdıklarını, ülkenin geleceğinin inşasına yönelik yatırımlarına çıtayı yükselterek devam ettiklerini dile getirdi.

Uraloğlu, dijital dönüşümde küresel bir oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerlediklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“2002 yılında genişbant internet abonemiz yoktu ve fiber optik kablo uzunluğumuz 81 bin kilometreydi. Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. (Yıl sonuna kadar) fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımızı 106 milyonun üzerine, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.”

“Avrupa’da en çok haneye fiber ulaştıran ilk 3 ülke arasındayız”

Bakan Uraloğlu, Türk Telekom’un ülkenin dijital omurgasını oluşturan güzide bir kuruluş olduğunu belirterek, şirketin yıllar içinde kendini sürekli yenileyerek haberleşme ve iletişim hizmetlerinde sadece Türkiye’nin değil dünyanın bir markası haline geldiğini söyledi.

Türk Telekom’un 2019’dan bu yana 231 bin kilometre yeni fiber döşediğini, 12,3 milyon haneye fiber erişim sağladığını dile getiren Uraloğlu, “2025 itibarıyla sadece Türk Telekom’un ülke çapındaki fiber ağ uzunluğu 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması ise 34 milyona yükselmiştir. Türkiye, bu istatistiklerle 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasındadır. Fiber abone sayısında ise 4’üncü sıradayız.” diye konuştu.

Uraloğlu, 5G’ye geçişte en kritik unsurlardan birinin güçlü fiber altyapı varlığı olduğuna işaret ederek şu bilgileri verdi:

“Bu kapsamda Türk Telekom, fiberdeki gücünü mobile taşımak amacıyla 2024 itibarıyla LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 61’ini fiberle bağlı konuma getirmiştir. Bu oran, mevcut dünya ortalamasının ve hatta Avrupa’nın 2028 için hedeflediği oran olan yüzde 53’ün dahi üstündedir. Türk Telekom, bu anlamda Avrupa’nın ve Türkiye’nin 5G’ye en hazır operatörlerinden biri konumundadır. Fiberleşme seferberliğinde öncü rol üstlenen şirketimiz 81 ilimizi kapsayan altyapısıyla 5G’ye hazırdır.”

“5G’ye geçişle mobil internet hızımız 10 kata yakın artacak”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, yakın zamanda gerçekleştirdikleri 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde Hazine’ye 3 milyar 534 milyon dolar gelir sağladıklarını anımsatarak şu değerlendirmede bulundu:

“1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içinde ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz. 5G’ye geçişle mobil internet hızımız 10 kata yakın artacak, vatandaşlarımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşmuş olacak. 5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil, aynı zamanda üretim gücümüzü, hizmet kalitemizi ve teknolojik rekabetçiliğimizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır.”

Uraloğlu, 5G’nin endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracağını, sanayide akıllı fabrikalarla verimliliği zirveye taşıyacağını, tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla sürdürülebilir ve yüksek verimli üretim sağlayacağını, medya sektöründe ise 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayınlar yapılmasına imkan vereceğini anlattı.

Türk Telekom’un 5G’yi milli teknoloji ekosistemini büyütme fırsatı olarak gördüğünü ve bu kapsamda milli iş ortaklarıyla yenilikçi çözümler geliştirdiğini dile getiren Uraloğlu, şirketin, küresel operatörlerin inovasyon işbirlikleri için oluşturduğu “Alaian Network” gibi uluslararası oluşumlara dahil olan ilk Türk şirketi olduğunu söyledi.

“5G entegrasyonu yapay zeka, bulut bilişim ve ihracat artışında yeni ufuklar açacak”

Bakan Uraloğlu, açılışı yapılan Teknoloji ve İnovasyon Merkezinin Türk Telekom’un uluslararası konumunu güçlendireceğini belirterek şunları ifade etti:

“5G odağıyla tasarlanan bu 600 metrekarelik yenilikçi alan, yeni nesil bağlantı teknolojilerini gerçek zamanlı uygulamalarla görünür kılmayı amaçlamaktadır. Merkezde akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik, uzaktan kontrol senaryoları, dijital ikiz, görüntü işleme, uzaktan bakım ve destek sistemleri gibi endüstriyel dönüşüm örnekleri sergilenirken hologram uygulamaları, IoT çözümleri, VR deneyim alanları, LEO uydu sistemleri ve sunucu soğutma teknolojileriyle 5G’nin sunduğu yüksek hız, ultra düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini birebir deneyimleyebilecektir.”

Uraloğlu, merkezin, 5G’nin endüstriyel dönüşümden akıllı şehirlere kadar geniş yelpazedeki farklı alanlara nasıl değer kattığını somut senaryolarla gösterme imkanı sunacağını dile getirerek, “Zaten Bakanlık olarak teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye için çalışıyoruz.” dedi.

Bakanlığın 5G konusundaki hedeflerine değinen Uraloğlu, “5G’de en büyük önceliklerimizden biri teknolojinin yerli ve milli olarak üretilmesidir. Bu merkez de tam bu anlayışın bir ürünüdür.” diye konuştu.

Uraloğlu, 5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere yıllara göre artan şekilde yerli ürün ve milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdiklerine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bu adımlarla 5G’yi milli teknolojimizin gücüyle hayata geçiriyoruz. Bu noktada bu merkezin katkısıyla sektörümüzün geleceğinin daha da parlak olacağına inanıyorum. 5G entegrasyonu, sürdürülebilirlik, yapay zeka, bulut bilişim ve ihracat artışı gibi alanlarda yeni ufuklar açacaktır.”

Merkezde inceleme yapan Uraloğlu, Çanakkale’ye 5G ile bağlandı

Bakan Uraloğlu, konuşmaların ardından beraberindekilerle Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezinin açılış kurdelesini kesti.

Alanda incelemede bulunan ve merkez ile ilgili kendisine sunum yapılan Uraloğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün yönetim merkezine Türk Telekom’un 5G teknolojisiyle bağlanarak burada bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü ve Türk Telekom yetkilileriyle görüştü.

Uraloğlu, 5G teknolojisi sayesinde görüntülü görüşmelerin gecikme yaşanmadan yapılabildiğini söyledi.

Devamını Oku
CANLI