
Vali İhsan Selim Baydaş, kentte 19-21 Eylül tarihleri arasındaki 36 saatlik dilimde metrekareye 355 kilograma ulaşan bir yağış düştüğünü hatırlattı.
Meteoroloji verilerine göre, 1977’den bu yana en yüksek yağış oranının alındığını ifade eden Vali Baydaş, “Çok ciddi bir yağış aldık ve olağanüstü bir afet atlatmış olduk. Allah’a hamdolsun can kaybı yaşamadık ama çok ciddi riskler atlattık. Başta Fırtına Vadisi olmak üzere, Fındıklı bölgemiz olmak üzere pek çok alanda tehlike oluştu.” diye konuştu.
Baydaş, yağışlar öncesinde şiddetine yönelik uyarılarda bulunulduğunu anımsatarak, “Bazen mesela 100-150 kilogram yağış uyarısında bulunuluyor ama bir anda denizden nemle ve rüzgarla o yağış bir miktar daha yükseğe çıkabiliyor. Biz de uyarıyoruz. Bazen ters bir rüzgar o yağışı alıyor deniz tarafına doğru sürükleyebiliyor. Burada ilkini yaşadık. Normalde yapılan uyarının da üzerinde bir yağışla karşı karşıya kaldık.” ifadelerini kullandı.
Derelerde yer alan erken uyarı sistemlerine değinen Baydaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bunlar bu afet durumlarında bizi uyarıyor. Bana o gece arkadaşlar ‘biz meteorolojik veri yayınladık ama yağış daha da artıyor, öngörümüzün de üzerinde bir yağışla karşı karşıyayız’ dediler. Fırtına, Çağlayan ve Arılı derelerinde Taşkın Erken Uyarı Sistemimiz alarm sınırının tam üzerine geldi dediler. Bizde arkadaşlarımızla teyakkuz halindeydik. Bütün birimlerimiz o gece afete doğru hazırlıklıydı. Özellikle Fırtına Vadisi’nde, Fındıklı, Arılı ve Çağlayan Deresi ve o derenin etrafında olan yerleşim yerlerinde tahliye kararı aldık. Özellikle Fırtına Vadisi’nde o tahliyelerin neticesini gördük. Çağlayan ve Arılı dereleri taşmadı.”
Baydaş, yaklaşık bir yıldır bütün derelerde temizlik çalışması yapıldığına dikkati çekerek, derelerden 2 milyon 800 bin metreküp malzeme çıkarıldığını ifade etti.
Türkiye genelinde bu rakamın 18 milyon metreküp olduğunu aktaran Baydaş, “18 milyonun 2 milyon 800 bin metreküpünü, yani yaklaşık altıda birlik kısmını sadece biz Rize’mizde gerçekleştirmişiz. Birinci önleyici tedbirimiz bu. İkincisi ise, menfezlerin temizliklerini yaptık. Dereler de menfezler de temiz olduğu için gelen su ve rusubat denize kavuşmuş oldu. Şehirleri su basmamasının, bizim taşkın yaşamayışımızın en önemli faktörlerinden bir tanesi bu.” diye konuştu.
Derelerin ana ve yan kollarında rusubat engelleyici tersip bentleri bulunduğunu dile getiren Baydaş, hasarın ve tahribatın ileri boyutlara gitmemesinde bu durumun etkili olduğunu vurguladı.
GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025GÜNDEM
08 Aralık 2025