G7 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde, ABD Başkanı Donald Trump ile ikili görüşmesi öncesi konuşan Katar Emiri, Trump’a “Orta Doğu’nun hassas bir dönemden geçtiği süreçte sergilediği liderlik için” teşekkür etti.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı “çok önemli” olarak nitelendiren Şeyh Temim, “Hala yapılması gereken işler var ancak bu ivmeyle devam edilirse bölgede harika sonuçlar elde edileceğine inanıyorum. Bu hem bölge hem de İran için iyi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Katar’ın dostlarından yardım talebi geldiğinde destek vermeye hazır olduğunu vurgulayan Emir Temim, “Biz burada yardımcı olmak için bulunuyoruz. Dostlarımız yardım istediğinde buna hazırız.” diye konuştu.
Trump’ın ülkesine gerçekleştirdiği ziyareti “tarihi” olarak değerlendiren Katar Emiri, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gelişeceğini belirtti.
Katar ile ABD arasındaki ekonomik işbirliğine de değinen Katar Emiri Temim, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1,2 trilyon dolara ulaşacağını ifade etti.
Şeyh Temim, “Genel olarak bu ilişkiden büyük gurur duyuyoruz ve son derece memnunuz. (Trump’a hitaben) Hassas bir dönemde doğru kararı alarak liderlik gösterdiğiniz için size tekrar teşekkür ediyorum.” dedi.
Öte yandan soru cevap kısmında da konuşan Şeyh Temim, son haftalar ve aylarda İran’daki ekonomik fırsatlara odaklanmadıklarını belirterek, önceliklerinin savaşı durduracak bir anlaşmaya ulaşmak olduğunu söyledi.
Nihai hedeflerinin anlaşmanın sağlanması olduğunu vurgulayan Katar Emiri, “Ancak ekonomik fırsatlar açısından bakıldığında, nihai anlaşmaya ulaşılması için mevcut önemli ivmenin sürmesi halinde çok büyük fırsatların ortaya çıkacağından eminim. Anlaşmanın ardından İran yatırımcılara açık hale gelecek ve burada çok büyük fırsatlar doğacaktır. Bununla birlikte biz şu ana kadar ekonomik fırsatları düşünmedik. Asıl hedefimiz anlaşmaya ulaşmaktı.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği basın toplantısında, bölgedeki son gelişmeler ile ABD-İran mutabakatına ilişkin açıklamalarda bulundu.
“ABD ile İran arasında varılan mevcut mutabakat, bölgenin istikrarını garanti altına alacak daha geniş kapsamlı bir bölgesel uzlaşının ilk adımıdır.” ifadelerini kullanan Ensari, diplomasi dışında başka bir çözüm yolu olmadığını söyledi.
Katar’ın resmi bir arabulucu olmadığının altını çizen Ensari, Doha yönetiminin, Tahran ile Washington arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesine katkı sağladığını ifade etti.
Ensari, “Gerçekleştirdiğimiz bölgesel ve uluslararası tüm temaslar yeniden gerilim yaşanmasının önlenmesine odaklanıyor. Katar olarak Pakistan’ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuk girişimlerine tam destek veriyoruz.” dedi.
Katar’ın, tüm taraflarla temas halinde olduğunu belirten Ensari, ülkesinin doğrudan arabulucu olmadığını ancak süreci destekleyen taraflardan biri olarak hareket ettiğini belirtti.
ABD ile İran arasında cuma günü imzalanması beklenen mutabakat zaptının yeni ve verimli müzakerelerin başlangıcı olmasını umduklarını dile getiren Ensari, “Katar Cenevre’deki imza töreninde resmi olarak temsil edilecek.” dedi.
Ensari, görüşmeler sırasında İran’a mali kaynak aktarıldığı yönündeki iddiaları reddederek, “İran’a herhangi bir Katar fonu ödenmedi. Krizin ekonomik sonuçlarıyla başa çıkılması konusunda uluslararası düzeyde koordinasyon bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
İran ile Katar arasında elektrik bağlantısı kurulmasına yönelik anlaşmalar yapıldığı yönündeki haberlerin de gerçeği yansıtmadığını belirten Ensari, bu konuda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını söyledi.
Ensari, Katar’ın çabalarının yalnızca ABD-İran anlaşmasına değil, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasına ve ateşkesin sürdürülmesine de odaklandığını belirtti.
Müzakerelerde Katar ve Körfez ülkelerinin güvenliğinin temel başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Ensari, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının bölgesel ve küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin de görüşmelerde dikkate alındığını kaydetti.
Tüm bölge ülkelerinin yeniden savaşa dönülmemesi konusunda ortak tutum sergilediğini söyleyen Ensari, Katar’ın da bölgesel istikrarın korunması için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini kaydetti.
Ensari, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının hiçbir gerekçesinin bulunmadığını belirterek, bu saldırıları Lübnan’ın egemenliğine yönelik bir ihlal olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Gazze’de ateşkesin tam olarak uygulanmasına yönelik arabuluculuk çalışmalarının ise sürdüğünü ifade eden Ensari, bölgedeki son savaşın güvenlik tehditlerine ilişkin algıları değiştirdiğini ve yeni bir bölgesel güvenlik yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Ensari, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın bölgesel güvenlik ve istikrar için yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini ancak bunun için taraflar arasında güvenin yeniden tesis edilmesi ve kapsamlı bir bölgesel diyalog sürecinin başlatılması gerektiğini sözlerine ekledi.
GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026GÜNDEM
16 Haziran 2026