DOLAR 32,2047
EURO 34,9836
ALTIN 2.510,03
BIST 10.739,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Az Bulutlu
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Sal 28°C
Çar 25°C
Per 18°C
Cum 18°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs’te, Gazze’de ölen çocuklar değil insanlığın bizatihi kendisidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs’te, Gazze’de ölen çocuklar değil, insanlığın bizatihi kendisidir. Zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs’te, Gazze’de ölen çocuklar değil insanlığın bizatihi kendisidir
19.05.2021
A+
A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs’te, Gazze’de ölen çocuklar değil, insanlığın bizatihi kendisidir. Zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız.” dedi.

Ankara

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Temsilci Genç Buluşması Programı’na katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, gençler nezdinde Türk milletinin her bir ferdinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik etti.

Gazi Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile yakılan istiklal meşalesinin dalga dalga tüm Anadolu’yu sardığını ve Cumhuriyet’in kuruluşuyla nihai hedefine ulaştığını anımsatan Erdoğan, Samsun’a 102 yıl önce ayak basan öncü kadronun Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’ne kadar uzanan kutlu yürüyüşüne verilen her mesajın “Ya istiklal ya ölüm” kararlılığının ifadesi olduğunu söyledi.

“Böylesine önemli bir sembolün gençlerimize emanet edilmesi büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını sizlerle yürütme kararımızın isabetini gösteriyor.” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bin yıldır her karış toprağını alın terimizle ve gerektiğinde kanımızda sulayarak vatanımız haline getirdiğimiz bu topraklardaki mücadelemizin ilanihaye devam edeceği anlaşılıyor. Bundan bir asır önce sınırları Balkanlardan Kafkaslara ve Kuzey Afrika’ya kadar uzanan Osmanlı’yı yıkmakla yetinmeyenlerin Anadolu’yu da milletimize mezar etme heveslerini kursaklarında bırakmıştık. Cumhuriyetimizin kuruluşunun ardından da ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin birliğine, kardeşliğimize, geleceğimize yönelik saldırılar çeşitli kisveler altında hep sürmüştür. Ülkemize yönelik tehditler kimi zaman milletimizi medeniyetinden, tarihinden, kültüründen değerlerinden koparma gayretleri, kimi zaman terör örgütleri eliyle doğrudan varlığımıza saldırılar şeklinde ortaya çıkmıştır. Demokraside ve ekonomide geri kalmışlığı bize dayatanlar bu uğurda vesayetten darbelere köken ve mezhep gerilimlerinden provokasyonlara kadar her yolu ve yöntemi denemişlerdir. Türkiye’nin başlattığı her demokrasi ve kalkınma hamlesinin önünü kesenler bilerek veya bilmeyerek işte bu sinsi oyuna hizmet etmişlerdir. Hamdolsun, son 19 yıldır sağladığımız istikrar ve güven iklimi sayesinde ülkemiz her alanda kendi gerçek potansiyelini hayata geçirme imkanına kavuşmuştur.”

“21. yüzyılın lider ülkesi Türkiye”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı olarak, kabul ederler veya etmezler, kabul edilen Türkiye halen içinden geçmekte olduğu kritik süreci başarıyla tamamladığında inşallah 21. yüzyılın lider ülkesi olarak küresel sistemde hak ettiği yeri alacaktır.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bundan hiç endişeniz olmasın. Bir asır süre önce Kurtuluş Savaşı’mızı vermemiz ve yeni devletimizi kurmamız nasıl kolay olmadıysa yürüttüğümüz bu tarihi mücadeleyi zafere ulaştırmamız da elbette kolay olmayacaktır. Milletimiz, Anadolu’da özgürlük mücadelesi verirken, aynı günlerde birileri de ülkeyi yabancı güçlere teslim etme hesapları yapıyordu. Bugün de sınırlarımızı terör koridoru ile kuşatma, ekonomimizi sinsi tuzaklarla çökertme, kirli yöntemlerle milli iradenin arkasından dolaşma hesabı yapanlar bulunuyor. Dün nasıl silahını bize doğrultan düşmanlarla birlikte içimizdeki gaflet ve dalalet ehline rağmen mücadelemizi başarıya ulaştırmışsak bugün de aynı azme ve kararlılığa hep birlikte sahibiz. 19 Mayıs’ı da işte bu güçlü duruşun sembollerinden biri olarak görüyoruz.”

“Yürekten gelen bir sesle İstiklal Marşı’mızı okuyacağız”

Erdoğan, salgın şartları sebebiyle diğer pek çok önemli gün gibi 19 Mayıs’ı da arzu ettikleri coşkuyla geçirememenin üzüntüsü içinde olduklarını vurguladı. Mevcut şartlar içinde 19 Mayıs heyecanını yaşamak için her türlü gayreti göstermekten geri durmayacaklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu akşam saat tam 19.19’da Türkiye’nin her yerinde vatandaşlarımızla birlikte balkonlarımıza, başta şahsım olmak üzere, kapı önlerine çıkıp yürekten gelen bir sesle İstiklal Marşı’mızı okuyacağız. Bugüne gelene kadar nice tehditlere, saldırılara, tuzaklara göğüs geren, nice karanlık senaryoları yırtıp atan milletimiz 19 Mayıs vesilesiyle istiklaline, istikbaline, milli iradeye, demokrasiye, her alandaki hakkına ve hukukuna sahip çıkma azmini tüm dünyaya bir kez daha haykıracaktır. Bir milletin esaret zincirlerini parçalama kararlılığının ilk adımı olan 19 Mayıs’ın gerçek anlamını kavrayabilen, ruhuna nüfuz edebilen, mesajını çözebilen herkesin 2023 hedeflerimize, emanetimiz olan 2053 vizyonumuza dört elle sahip çıktığını inanıyorum. Sevgili Ceylan’ın da ifade ettiği gibi 2053-2071 inşallah onların kucakladığı bir zafer olacak.”

Erdoğan, Türk milletinin her kökenden, inançtan, mezhepten ve meşrepten insanıyla gerçekleştirdiği büyük kıyamın ve elde edilen zaferin manasını, eski coğrafyada yaşanan hadiselerin çok daha iyi gösterdiğine dikkati çekti.

“Asırlarca ecdadımızın adalet ve güvenlik şemsiyesi altında huzurla hayat sürdürülen yerlerin çoğunda bugün zulüm, çatışma, kin, nefret kol gezmektedir. Üstelik saçtıkları fitne tohumlarıyla bu kötü manzaranın ortaya çıkmasına sebep olanlar, kurtarıcı edasıyla çok daha büyük yıkımlara yol açmaktan da geri durmuyorlar.” diyen Erdoğan, daha 30 yıl önce Balkanlar ve Kafkaslarda yaşanan katliamların, çekilen acıların hala gözler önünde olduğuna işaret etti.

Erdoğan, aynı dönemde Irak’ta defalarca yaşanan yıkımları ve akan kanı unutmanın mümkün olmadığını vurgulayarak, Suriye’de 10’uncu yılını geride bırakan, 1 milyonu aşkın masum vatandaşın hayatını kaybettiği krizin yol açtığı sonuçların her gün tekrar tekrar yaşandığını söyledi.

“Uluslararası kurumlar ve devletler bu zulmü sessizce seyrediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. Dünya Savaşı’nın ardından Filistin topraklarında başlayan katliamlar, sürgünler, baskınlar ve haydutlukların son haftalarda yeniden zirve yaptığını anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herkesin gözü önünde, çoğu çocuk ve kadın yüzlerce masum insan teknolojinin son ürünü ağır silahlarla öldürülüyor. On binlerce insanın evleri başlarına yıkılıyor. Dünyaya demokrasi, insan hakları, hukuk, adalet, özgürlük, güvenlik vaazı veren uluslararası kurumlar ve devletler ise bu zulmü sessizce seyrediyor. Öbür taraftan bize de ne diyorlar, ‘Erdoğan bu şekilde konuşmamalı.’ Ne yapmalı, alkış mı tutmalı? Biz zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız. Zira biz ‘zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.’ diyerek yola çıktık çünkü biz kanayan bir yarayı gördük mü ciğerimiz yanar. Hanzala’yı şehit edenleri biz alkışlayamayız. İşte Filistin’de gördüğünüz gibi 8 yaşında, 10 yaşındaki çocuk… Babası, annesi, kardeşleri şehit ediliyor. O çırpınarak, ağlayarak onların arkasından gidiyor ve şu ifadeye bakın, ‘Baba yolun açık olsun.’ Bizim de babası için, şehadete kavuştuğu bu yolculukta ‘Yolun açık olsun.’ diyecek kadar şuurumuz var. Biz de o yavruyla beraber bu şehadet yoluna çıkanlara ‘yolunuz ve yolumuz açık olsun.’ diyoruz.”

“Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri şöyle demiş böyle demiş, onlar bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren eğer hak, adalet, demokrasi diyorsak gereğini yapacağız. ‘Güçlüyüm öyleyse haklıyım’, hayır güçlü her zaman haklı diye bir şey yok. Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var.” diye konuştu.

Son nefesini veren her masum çocuğun feryadının, evi başına yıkılan her masum insanın çığlığının dünyadaki tüm siyasi, ideolojik, ekonomik çıkar hesaplarını kökünden sarsmaya yeterli olması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kudüs’te, Gazze’de ve diğer tüm Filistin şehirlerinde ölen çocuklar değil, insanlığın bizatihi kendisidir. Yıkılan evler Filistinlilerin değil insanlığın başına çökmektedir. Bugün İsrail’in zulmü altında inleyen masumların feryatlarına kulak tıkayanlar, hakları alçakça çiğnenen mazlumları görmezden gelenler, aslında kendi felaketlerinin zeminini hazırlamaktadır. Medeniyetimizin ve ecdadımızın bize emri, zalime karşı çıkmak, mazluma kol kanat germektir.”

“Elimizin ulaştığı tüm mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle birlikte dünyanın her yerinde olduğu gibi Filistin’de yaşanan zulme de var güçleriyle karşı çıkmayı sürdüreceklerinin altını çizerek “Gençlerimizle birlikte kapımıza sığınanlara veya elimizin ulaştığı tüm mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Şayet zulme direnmek ve mazluma sahip çıkmak için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa bunu da ödemekten asla çekinmeyeceğiz. Uğrunda gözümüzü kırpmadan ölümün üzerine gitmekte bir an bile tereddüt etmediğimiz, bayrağımızda ve ezanımızda sembolleştirdiğimiz değerlerimiz bunu gerektiriyor.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

“Eğer bugün Kudüs’te yaşananlara sessiz kalırsak yarın sıranın diğer mukaddes şehirlerimize de geleceğini biliyoruz. Eğer bugün Filistin’deki, Suriye’deki, Irak’taki, Libya’daki, Karabağ’daki, Türkistan’daki kardeşlerimizin başlarına gelene sessiz kalırsak, yarın aynı zalimlerin bizim kapımıza da dayanacağını çok iyi biliyoruz. Eğer bugün tarihin üzerimize yüklediği sorumlulukların gereğini fedakarca yerine getirmezsek, üzerinde yaşadığımız toprakları bize zaten çok görenlerin yarın tepemize bineceğini de biliyoruz. Bugün nasıl doğrudan ülkemizi hedef alan PKK’sından FETÖ’süne ve DEAŞ’ına terör örgütlerinin hepsinin tepesine biniyorsak bölgemizi kana ve ateşe bulayanlara karşı da mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Eğer bugün Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de varsak bütün bunların sebebi, bu ülkenin istikbali ve istiklali içindir. Bugün nasıl demokrasimize, ekonomimize, hedeflerimize saldıranlara eyvallah etmiyorsak, kardeşlerimizi hedef alan zulme de aynı şekilde karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Hiç şüphesiz bu tarihi mücadelede en büyük güç kaynağımız gençlerimizdir.”

“Gençler, 2023 hedeflerimizi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeye var mısınız?”

Erdoğan, konuşmasında, Samsun’da 2 yıl önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 100’üncü yıl töreninde gençlerden söz aldığını anımsatarak şu ifadeleri kullandı:

“Gençler, 19 Mayıs ruhunu tıpkı 102 yıl önceki gibi yaşatmaya var mısınız? Gençler, 23 Nisan ruhunu tıpkı o günkü heyecan ve coşkuyla sürdürmeye var mısınız? Gençler, 29 Ekim’de ilan ettiğimiz Cumhuriyetimize ilk değil son devletimizin olduğu bilinciyle sahip çıkmaya var mısınız? Gençler, uğrunda büyük acılar çektiğimiz, büyük mücadeleler verdiğimiz demokrasimize gözümüz gibi bakmaya var mısınız? Gençler, 15 Temmuz’da olduğu gibi istiklalimiz ve istikbalimiz uğrunda gerektiğinde canımız pahasına mücadeleye var mısınız? Gençler, 2023 hedeflerimizi ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeye var mısınız? Gençler, sizlere emanet ettiğimiz 2053 vizyonunu mutlaka hayata geçirmeye var mısınız? Gençler, Türkiye’ye çelme takmaya, önüne engeller koyarak durdurmaya çalışanlara derslerini vermeye var mısınız? Gençler, Sultan Alparslan’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Ertuğrul Gazi’nin, Fatih’in, Yavuz’un, Abdülhamid Han’ın, Gazi Mustafa Kemal’in izinden giderek maziden atiye kurduğumuz köprüyü ebediyete kadar ayakta tutmaya var mısınız? İşte geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlik bu, işte Asım’ın nesli bu. İşte dosta güven, düşmana korku veren gençlik bu.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.