DOLAR 13,6162
EURO 15,2512
ALTIN 792,61
BIST 1.966,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara -5°C
Çok Bulutlu
Ankara
-5°C
Çok Bulutlu
Cum -4°C
Cts 0°C
Paz 0°C
Pts 2°C

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç’tan ‘veri mahremiyeti’ vurgusu

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, dünyada sahte habere en çok maruz kalan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirterek “Veri mahremiyetine büyük önem vermemiz ve dijital altyapılarımızın güvenliğini sağlamamız gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç’tan ‘veri mahremiyeti’ vurgusu
03.12.2020
A+
A-

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, dünyada sahte habere en çok maruz kalan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirterek “Veri mahremiyetine büyük önem vermemiz ve dijital altyapılarımızın güvenliğini sağlamamız gerekiyor” dedi.

Ankara

13. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nın açılışı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ve Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Atalay’ın da katılımıyla çevrim içi ortamda gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, etkinlikteki konuşmasında, bilginin sağladığı gücü elde etmenin dijital teknolojilere sahip olmak, bu teknolojileri üretmek ve etkin bir şekilde kullanmakla doğru orantılı olduğunu söyledi.

Devletlerin güçlerinin, veriye ulaşabildikleri ve anlamlı çıkarımlar yapabildikleri ölçüde arttığına dikkati çeken Koç, “Veriye dayalı dijital bir ekonomiden bahsedebilmek için öncelikle teknolojiye erişim imkanlarının toplum geneline yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.” diye konuştu.

Koç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ortaya çıkan uzaktan çalışma ve eğitim ihtiyaçlarının gelecekte çok daha güçlü olacağını ve özellikle kablosuz haberleşme altyapısına ihtiyaç duyulacağını ortaya koyduğunu anlattı.

“Mobil ile uydu haberleşmesi birlikte ele alınacak”

6G haberleşme ağlarının klasik veri haberleşmesi dışında ortam bilgisi kullanarak haberleşme kalitesini artıracak bir tasarıma sahip olacağını dile getiren Koç, “Bütün bunlar, devasa verilerin daha hızlı ve daha kaliteli bir şekilde iletişim ortamına aktarılması anlamına geliyor. Bunun yanında dünyada mobil haberleşme ile uydu haberleşmesinin birlikte ele alındığı bir yapıya doğru gidiyoruz.” dedi.

Koç, birçok ülke ve özel şirketin uzaya düşük yörüngeli haberleşme uydusu (LEO) gönderdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu durum, 2021-2025’e kadar standart akıllı telefonların LEO uyduları üzerindeki 5G baz istasyonlarıyla ek bir donanım ihtiyacı duymadan doğrudan haberleşebilmesine imkan verecektir. Ayrıca, her yerden veri iletişiminin sağlanabilmesi ve çok hassas konum tespiti sunmasını, uzay veri merkezi ve uzay mobil şebekeleri gibi şimdiye kadar görülmemiş servisleri de beraberinde getirmesini bekliyoruz. Yakın bir gelecekte, sınırsız üretilen veriyi anlık olarak işleyebilecek kuantum teknolojisine de ihtiyaç duyulacak.”

“Siber saldırıların şiddeti her geçen gün artıyor”

Koç, salgın sürecinin, milli siber güvenlik teknolojisi geliştirmenin kıymetini ortaya koyduğunu belirterek, “Veriden değer üretirken güvenliğini de sağlamak zorundayız.” ifadesini kullandı.

Hayatın eve sığdırıldığı salgın sürecinin, ülkelerin iletişim ve bilişim altyapısı ile siber güvenliğini sağlayamama tehdidiyle karşı karşıya kalmalarına neden olduğuna dikkati çeken Koç, yerli siber güvenlik ürünlerinin kullanımının yaygınlaştırılmasının daha da önemli hale geldiğini dile getirdi.

Devletlerin ve çeşitli çıkar gruplarının her geçen yıl siber saldırılarının şiddetini artırdıklarını anlatan Koç, şöyle devam etti:

“Dijital altyapıların güvenliğini yabancı ürünlerle sağlamaya çalışmak, sınırlarımızı yabancı askerlere emanet etmekten farksızdır. Sürekli değişen siber saldırı yöntemleri, giderek daha sık, yıkıcı ve hedef odaklı olmaya başlamıştır. Sosyal medya ve iletişim araçları üzerinden yayılan sahte veya manipüle edilmiş bilgi ve belgeler, toplumsal olayların tetiklenmesine ve kamu düzenini bozabilecek olaylara sebep olabilmektedir.”

Dünyada sahte habere en çok maruz kalan ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirten Koç, “Bu nedenle veri mahremiyetine büyük önem vermemiz ve dijital altyapılarımızın güvenliğini sağlamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Risklerin yanında fırsatlar da göz ardı edilmemeli”

Koç, Dijital Dönüşüm Ofisi olarak Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi yayımladıklarını da kaydederek, alanında ülke çapında referans alınacak ilk resmi ve özgün doküman olan rehberin sürekli geliştirilmesini ve uzun vadede Türkiye’nin bilgi ve iletişim güvenliğinin sağlanmasına kılavuzluk etmesini hedeflediklerini bildirdi.

Siber güvenlik risklerinin yanında, bu teknolojilerin savunma amacıyla kullanılmasının oluşturacağı fırsatların da göz ardı edilmemesi gerektiğini anlatan Koç, “Pozitif Siber Güvenlik Yaklaşımı ile bugünden atacağımız adımlar ve alacağımız önlemler, yarının dünyasında teknolojiyi takip eden değil teknolojiye yön veren bir ülke olabilmemiz için oldukça önemli.” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.